Paraben’ler Sanıldığından Daha mı Tehlikeli?

Paraben ne demek, Avrupa Birliği ve ABD parabenlerin kişisel bakım ve kozmetik sektöründe kullanılmasına ne diyor, ne gibi önlemler alıyorlar daha önceki yazımda açıklamıştım. Hala okumamış olanlar varsa bu linkte tıklayarak parabenler hakkındaki açıklayıcı yazıma ulaşabilirler.

Bu yazıda parabenler üzerine henüz geçen sene yapılmış yeni bir araştırmadan bahsedeceğim.

Parabenler (methylparaben, butylparaben, propylparaben, isopropylparaben, isobutylparaben, ethylparaben, polyparaben) şampuanlardan, renkli kozmetik ve kişisel bakım ürünlerine kadar bir çok alanda koruyucu olarak kullanılıyor. Ürünü bakterilerden korunmaya böylece ürünün raf ömrünü uzatmaya yarıyor.

Parabenler son zamanlarda üzerinde şüphe duyulan içerikler listesinde başı çekmeye başladı. Bunun nedeniyse vücuda girdiklerinde östrajen hormonunu taklit etmeleri, bu sebeple göğüs kanseri ve üreme problemleriyle bağdaştırılmaları.

Jinekolog ve UC Berkeley’de moleküler biyolojist olan ayrıca parabenler üzerindeki bilimsel araştırmayı yürüten Dale Leitman UC Berkeley’in sayfasında yer alan habere göre bu konu hakkında şöyle diyor;

“Parabenlerin, göğüs kanseri hücrelerinde östrajenin büyüme etkilerini taklit ettikleri bilinse de, bazı kesimler bu etkinin bir zarar yaratacak kadar güçlü olmadığını söylüyordü. Fakat bu kesmin düşüncesi, parabenlerin hücre büyümesini kontrol eden diğer ajanlarla etkileşime girdiğini düşündüğümüzde, doğru olmayabilir.”

Araştırmayı yürüten Leitmen, şu an var olan kimyasal içerik testlerinin parabenleri izole ortamda incelediğini; böylece parabenlerin diğer moleküllerle etkileşiminin göz ardı edildiğini belirtiyor.

Oysa parabenler diğer moleküllerle etkileşime girerek ğöğüs kanseri riskini artırıyor olabilir. Fakat bu testler parabenleri “etkileşim halinde” değil, “tek başlarına” incelediği için ne yazık ki bir şeyler gözden kaçıyor olabilir.

Gerçek hayatta parabenler vücutta izole ortamda bulunmadıkları için, Leitman ve ekibi parabenlerin vücutta etkileşime girerek nasıl sonuçlara yol açtığını incelemek üzere bir araştırma gerçekleştirdi.

Bu kapsamnda, iki farklı sinir alıcısı sergileyen göğüs kanseri hücrelerine baktırlar. Bunlar HER2 (human epidermal growth factor receptor 2) ve östrajen alıcılarıydı.

Araştırmada belirtildiği üzere, göğüs kanserinin yaklaşık %25’i çok fazla sayıda HER2 üretir. HER2 – pozitif tümörler büyümeye ve yayılmaya diğer göğüs kanserlerine göre daha fazla eğilimlilerdir.

Araştırmacılar göğüs kanseri hücrelerindeki HER2 alıcılarını bir büyüme faktörü olan heregulin (göğüs hücrelerinde doğal olarak üretilen bir büyüme faktörü) ile aktive ettiler. Parabenlerin hücrelerin çoğalmasına neden olan genleri aktif hale getirerek östrajen alıcılarını uyardığı gözlemlendi ve gözlem önemli sayılacak derecede belirgindi.

Araştırmada HER2 – aktive olmuş hücrelerde bulunan parabenler göğüs kanseri hücrelerinin büyümesini teşvik etmiş, hem de heregulin’den yoksun olan hücrelere kıyasla 100 katı kadar az dozda kullanılmalarına rağmen.

UC Berkeley’in sitesinde yer alan habere göre bu araştırma gösteriyor ki önceki çalışmaların gösterdiğinin aksine, parabenler az dozlarda kullanıldığında da etklili olabiliyorlar. Araştırmanın sonuçları,şu an uygulanan güvenlik yöntemlerinin parabenlerin gerçek potansiyellerini tahmin etmede yetersiz olduklarının sorgulanmasına yol açabilir.

Araştırmanın diğer yazarı Chris Vulpe ise şöyle belirtmiş;

“Bu araştırmada parabenlere odaklanıldı ama östrajen hormonunu taklit eden diğer kimysalların potensiyelerinin de şu anki test yöntemleriyle az gösterilmiş olabilme ihtimali bulunabilir.”

photo-1478744919174-118dbd24973e

Yazının bu kısmına kadar ki bölümünde UC Berkeley’nin sitesinde yer alan araştırmayı kendi yorum ve düşüncelerim olmadan direkt İngilizce’den Türkçe’ye çevirerek size aktardım.

Kendi düşüncelerim ise tabiki bu tarz bilimsel çalışmaları okuduktan sonra parabenlerden olabildiğince uzak durmak. Fakat yazının başında belirttiğim gibi bir çok paraben türü var ve hepsinin zarar derecesi farklı. Kimi parabenin Amerika’da kullanımı serbest iken kiminin Avrupa’da kullanımı yasak. Bence parabenler hakkında daha önceden yazdığım yazıya  “Paraben: Gerçekten Zararlı mı?” tam bir fikir sahibi olmak için tekrar göz atın.

Ve son olarak yine aynı şeyi söyleyeceğim; parabenleri hayatımızdan çıkardık diyelim, peki paraben yerine kullanılan yeni içeriğin parabenden daha az zararlı olduğunu nasıl bileceğiz? Yarın öbür gün yeni bir araştırma çıkıp o içeriği de sakıncalı bulursa ne olacak?

Bu gibi soruların cevapları önümüzde olmadığı için bilinçli tüketici olacağız, elimizden geldiğince sadece ihtiyacımız olan ürünleri sadece ihtiyacımız olduğu kadar kullanacağız. Pazarlama hilelerine kapılmamak için yapılan en son bilimsel araştırmaları yakından takip edeceğiz. Benim kendi uyguladığım ve size de önerebileceğim çözüm bu.

Unutmayın, bilinçli tüketicinin rehberi Bollove Beauty’i Instagram ve Facebook‘da takip ederek gerçek güzellik haberlerinden haberdar olabilirsiniz.

Ref.

http://news.berkeley.edu/2015/10/27/lotion-ingredient-paraben-may-be-more-potent-carcinogen-than-thought/

http://silentspring.org/research-update/lower-doses-common-product-ingredient-might-increase-breast-cancer-risk

 

Ceyda Sinağ